Pages Menu
Categories Menu

Posted by on Ağu 12, 2013 in Aşk | 0 comments

Aşk Romanları’ndan Öğrenilen 10 Yanlış

Aşk Romanları’ndan Öğrenilen 10 Yanlış

Aşk Romanları’ndan Öğrenilen 10 Yanlış

Aşk ile ilgili düşüncelerimizin çoğu okuduğumuz Aşk Romanları‘ndan ve seyrettiğimiz aşk filmlerinden gelir. Buna bilgi deriz. Bizi aşk ile ilgili olarak yanlış beklentiler içine sokar. Aşağıda bunlardan birkaçını okuyacaksınız.

1. Mutlu Son

Aşk Romanları her zaman mutlu son ile biter. Aşıklar ebedi mutluluk ülkesinde yaşamağa geçerler. Gerçek hayatta ise, bu kesinlikle bir yalandır. Gündelik yaşamlarımız fırtınalar ile doludur. Yükselişler ve alçalışlar ile doludur. Bazen sevgilimizden ayrılırız ve Eski Sevgiliyi Yeniden Kazanmak için çabalar sarfederiz. Gerçek yaşam bir yazarın yazdığı hikaye değildir. Başa çıkmak zorunda olduğunuz durumlar vardır.

eski-sevgili-yeniden-kazanmak

2. Yapılan Büyük Jestler

Aşk Romanları’nda aşık olan erkekler sevgililerine çok romantik konuşmalar yaparlar, çok abartılı jestler yaparlar. Ve bunlar sadece böyle romanlarda bulunur, gerçek hayatta değil. Gerçek hayatta ise erkekler aşklarını, duydukları özeni ve ilgiyi açıkça beyan etmezler, abartılı jestler sergilemezler.

3. Uzun Boylu Esmer ve Yakışıklı Adam

Aşk Romanları’nda aşık olan erkekler uzun boylu, esmer ve yakışıklı olarak tasvir edilir. Kadınlar ise, sarışın, kibar ve çok güzeldirler. Aşk sadece Cinsel Cazibe ya da doğal Karizma imiş gibi gösterilir. İçsel bağ ihmal edilir.

ask_romanlari 02

4. Aşk İlişkileri Kolaydır

Aşk Romanları’nda sanki bir partner ile aşık-maşuk ilişkisini yaşamak dünyadaki en kolay şeymiş gibi gösterilir. Birdenbire ortaya çıkıverir ve ebedi olarak kalır. Gerçek hayata baktığımızda ise, bunu yaşamak için çaba göstermek gerektiğini anlarız. Bu çabalarımız her zaman olumlu sonuçlanmaz. Bazen Aşk Acısı çeker ve “Aşk Acısından Kurtulmak” isteriz.

ask-acisindan-kurtulmak-kitabi

5. Sıcak Aşk Sahneleri

Aşk Romanları’nda okuduğumuz sahneler bize her zaman zaten böyle oluyormuş gibi gösterilir. Sanki aşıklar göksel bir koruma altındaymış gibi gösterilir. Gerçek hayatta ise bu böyle değildir.

6. Para Mutluluk Getirmez

“Aşk Romanları”nda her zaman paranın size mutluluk getirmeyeceği vurgulanır. Gerçek hayata baktığımızda ise, parasız bir doğru insan ile birlikte oluşun her zaman kalıcı bir mutluluğu sağlamadığını görebiliriz. Parasız olmak, kalıcı ve sağlam bir ilişki için iyi bir zemin değildir.

7. Kontrol Edilemeyen Tutkular

“Aşk Romanları”nda partnerin onun için rahatsız edici olan bir şeyi yapmağa zorlanışı ya da zorlanış teşebbüsleri, yalnızca bir kontrol edilemeyen tutku edimidir diye yazılmaktadır. Kontrol edilemeyen tutkuların iki kişi arasındaki ilişkinin ne kadar derin olduğunu gösterdiği, yazılmaktadır. Gerçek hayatta ise, bu kabul edilebilir bir şey değildir. Eğer partneriniz size bir konuda direnç gösterirse ve kendini savunmağa çalışırsa, bu noktada durmak gerektiğini anlamak zorundasınız. Partnerinizi istemediği şeyleri yapmağa zorlamak, onun size olan güvenini zedeleyeceği gibi, sizin kendinize olan saygınızı da zedeleyecektir.

8. Aşk En İyi İlaçtır

“Aşk Romanları”nda aşk’ın uyuşturucu bağımlılarına, alkoliklere ve hatta tecavüzcülere bile iyi gelen harika bir ilaç olduğu yazılmaktadır. Gerçek hayatta ise, böyle şeylerin vuku bulması çok zor ihtimaldir. Uyuşturucu bağımlılarıyla, alkoliklerle ve tecavüzcülerle başa çıkmak için çok güçlü olmak gerekir. Ve onlara aşık olmak, bu sorunları çözemez.

9. Aptalca da Olsa Kalbinin Götürdüğü Yere Git

“Aşk Romanları”nda durum ne kadar ciddi ve riskli olursa olsun, “Sen sadece kalbinin götürdüğü yere git” diye söylendiğini okuruz. Kalbin, beynin üzerinde bir yere oturtuluşu, Aşk Romanları’nın avukatlığını yaptığı konulardan biridir. Ama kendi hayat tecrübelerimize baktığımızda, kalbimizi dinlemek kadar, aklımızı da dinlemek zorunda olduğumuzu biliriz. Böylece dengeli bir karar verebiliriz. Mantıklı bir karar verebiliriz. Duygusal bir aptal olarak karar vermekten kurtulabiliriz.

10. Aşk, İnsana Pahalı Armağanlar ve Mum Işığında Akşam Yemekleri Sağlar

“Aşk Romanları”nda erkeklerin sevgililerine pahalı armağanlar aldıklarını ve şehrin elit restoranlarında mum ışığında akşam yemekleri ısmarladıklarını okuruz. Bunlara inanırız ve kendi özel hayatımızda görmek isteriz. Ama gerçek hayat tecrübelerine baktığımızda, pahalı armağanlar ve restoranlarda mum ışığında yenilen akşam yemekleri bir erkeğin partnerine yönelik ne kadar hakikatli ve samimi olduğunu göstermez. Sevgi ile gerçekleşen kibarca bir dokunuş ve ilgi, sizin sevdiğiniz kişiye duyduğunuz hisleri daha fazla belli eder. Pahalı hediyeler, sadece basit şovlardır.

Sizler de kendi hayat tecrübelerinize dayanarak “Aşk Romanları”nın insanlara nasıl yanlış kavramlar ve beklentiler aşıladığını görmüş olabilirsiniz. Aşk ve ilişkiler konusu, “Aşk Romanları”ndaki kadar basit değildir.

Benzer Konular:

Post a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir